BİZİ TAKİP EDİN
YALNIZ DEĞİLSİNİZ

MAVİ DALGA PROJESİ

mavi-dalga-logo-cnv-1-page-001Mavi Dalga, gönüllüler ve dijital kaynaklar aracılığıyla toplumun Alzheimer Hastalığı konusunda bilinçlendirilmesi ve Alzheimer Dostu Toplumlar oluşturulması amacıyla başlatılan uluslararası bir inisiyatifin, Türkiye Alzheimer Derneği tarafından yürütülen ulusal katılım projesidir.  VİDEO İÇİN TIKLAYINIZ

Bu program 2000 yılında Japonya’da başlatılan ve 4 milyon kişiye ulaşmayı başaran, geçtiğimiz yıllarda Kanada, Avustralya, Kore, İrlanda, İngiltere, İskoçya hükümetleri ve Sağlık Bakanlıkları destekleriyle ulusal Alzheimer örgütleri tarafından benzerleri uygulamaya konan “Demans Dostları” projesinden ilham alınarak tasarlanmıştır.

Alzheimer Hastalarının günlük yaşantılarını sürdürebilmeleri ve kendilerini hala toplumun bir parçası olarak görebilmeleri için yardıma ihtiyaçları vardır. Bu yardımı onlara verebilmek için, içinde yaşadıkları toplumun bireylerinin, Hastalık hakkında bilgi sahibi olmaları ve bu yolla hastalara nasıl yardımcı olabileceklerini anlamaları gerekir. Bu yardım, sokakta kaybolan bir hastanın evini bulmasına yardımcı olmak şeklinde olabileceği gibi, çevrelerinde hastalıkla ilgili doğru ve yararlı bilgilerin yayılmasını sağlamak şeklinde de olabilir. Mavi Dalga çalışmasının uygulanmakta olduğu ülkelerde yapılan anketler, katılımcıların %79 unun kendilerini çevrelerindekilere yardımcı olmak ve sağlıklarına daha fazla dikkat etmek konusunda daha bilinçli ve hevesli hissettiklerini ortaya çıkarmıştır.

Neden Mavi Dalga?

 Dünyamızda 44,5 milyon, ülkemizde ise 450.000 demans hastası olduğu ve her 3 saniyede bir kişiye demans, her 4 saniyede bir kişiye Alzheimer teşhisi konduğu, 2050 yılında dünyada 115 milyon demans hastası olması beklendiği ve her yıl dünya gelirinin %1 inin bu hastalık için harcandığını düşünürsek, hastalık hakkında toplumun bilinçlendirilmesi ve desteğinin kazanılmasının önemini daha iyi anlarız. Hasta yakınları açısından bakıldığında da, sorunun yalnızca hasta değil tüm çevresi için ciddi bir sorun teşkil ettiğini görürüz, örneğin İngiltere’de yapılan bir araştırma, yalnızca bu ülkedeki hastalara bir yılda 1.340.000.000 saat, yani 150.000 yıllık bakım verildiğini ortaya çıkardı.

Dünya Alzheimer Federasyonu ve benzer kuruluşların yaptığı çeşitli araştırmalardan elde edilen sonuçlar göstermektedir ki, demans hastalarının %29 u kendilerini içinde yaşadıkları topluma ait hissetmemekte; %61 i kaygılı ve depresif duygular taşımakta; %40 ı yalnızlık çekmekte; %28 i zamanlarını nasıl geçireceklerine karar verme şansları olmadığını dile getirmektedir.
Hastalıkla ilgili endişe aslında bilgisizlikten kaynaklanmaktadır ve karşılıklıdır, hasta çevresindekilere çevresindekiler de hastaya karşı kaygı ve ürkeklikle yaklaşmaktadırlar. Bir çok hasta mahcubiyet, yetersizlik ve özgüven eksikliği yaşar, topluma uyum sağlayamadıklarını düşünerek kendilerini izole eder ve yardım istemekten çekinirler. Oysa, özellikle ilk evrelerde hastalar hala pek çok şeyi “eskiden olduğu gibi” yapabilir, hala aynı şeylerden keyif alabilir ve hobileriyle uğraşmayı sürdürebilirler. Yitirilen ne zeka ne de kişiliktir, yalnızca ilerleyen bir hafıza kaybı söz konusudur ve hastalığın seyri her hastada aynı değildir. Kısacası, bu hastaların da onurlu ve saygın bir yaşam sürmeye hakları olduğu gibi, hastaların da bunu başarma becerisi vardır, yeter ki kendilerine bu bilinçle yaklaşılsın. Hasta hayata değil hayat hastaya uydurulmalıdır; tanı konduğu andan itibaren hastayı “kişiliksizleştirmek”, onu yararsız, çaresiz hatta zararlı bir olarak algılamak tamamen bilgi eksikliğinden kaynaklanan hatalardır ve hayatı hem hasta hem de yakınları için daha da zorlaştırır.
Ayrıca kullanılan dil de algıyı önemli ölçüde etkilemektedir. Örneğin, “bunak”, “yaşayan ölü”, “o anlamaz” gibi ifadeler, hem hastaları toplum dışına itmekte, hem de toplumu oluşturan bireyleri bu hastalığa yakalanan kişileri iletişim kurulamaz, insan yerine konulamaz kişiler olarak değerlendirmeye yöneltmektedir. Oysa Alzheimer hastaları, “hasta bireylerdir” ama hala “birey” olma özelliklerine sahiptirler, yani hala iletişime ve sosyal ilişkilere ihtiyaç duyarlar ve yeterli ilgi ve bakımı görürlerse bu durumlarını uzun bir süre koruyabilirler.

Mavi Dalga Nasıl Çalışır?

Mavi Dalga topluma şu beş anahtar mesajı vermeye odaklanmıştır:
• Bunama yaşlanmanın doğal bir sonucu değildir;
• Bunama beynin hastalanması sonucu ortaya çıkar;
• Yalnızca unutkanlıktan ibaret değildir;
• Alzheimer hastaları da iyi yaşayabilirler;
• Alzheimer hastaları da saygın ve onurlu bir yaşam sürmelidirler.

Alzheimer Dostu olmak için, kişinin önce bu beş mesajı anlaması ve Mavi Dalga kapsamında en az bir etkinliğe katılması gerekir. Bu programın birden fazla uygulama şekli vardır:

Yüz yüze Toplantılar:

Türkiye Alzheimer Derneği yetkilileri ve gönüllüleri, bu alanda “Eğitici” olmak isteyenlere 1 günlük “Alzheimer Dostu Eğitimi” verir. Bu eğitimi alan kişiler, kendi çevrelerinde minimum 15 kişilik gruplara 2 saatlik gönüllü eğitim programları organize ederek, katılımcılarla Alzheimer Hastalığı hakkındaki anahtar mesajları paylaşır ve Hastalık hakkında bilgi verirler.

Gönüllü eğitim programlarında:
a. Hastalığın genel tarifi, belirtileri ve ilerleme şekli;
b. Hastanın bakımı ve hasta yakınının ihtiyaçları;
c. Hastalık riskini azaltmak için yapılması gerekenler;
d. Hasta ve hasta yakınlarına Türkiye Alzheimer Derneği’nin verdiği ücretsiz hizmetler
anlatılır. Bu programa katılanların ismi ve iletişim bilgileri Derneğimize iletilmek üzere kayıt edilir ve katılımcılara üzerinde “Alzheimer Dostu” yazan Mavi bilezikler hediye edilir.

Online Eğitimler

Yüz yüze toplantılara katılma imkanı olmayanlar için bir online araç geliştirilmektedir. Bu araç sayesinde uzaklık ya da hastasını bırakamama gibi nedenlerle toplantılara katılma imkanı bulamayanlar da, program kapsamındaki bilgileri internet üzerinde yayınladığımız videoyu izleyerek alabilecekler ve Alzheimer Dostu olabileceklerdir. Bu videoyu izledikten sonra, katılımcıya kişisel bilgilerini girmesi için bir form yayınlanacak ve broşürlerle birlikte Mavi bileziği adresine gönderilecektir.

Ortaklar

Bu çalışmada Türkiye Alzheimer Derneği ile birlikte çalışmaya gönüllü olmak isteyen her türlü yerel yönetim, STK, şirket, okul, hastane, vb. kurum ve kuruluş ortağımız olmaya davetlidir. Ortağımız olmak isteyen topluluklarla çalışma şeklimiz aşağıdaki yöntemlerden ortağımızın tercih edeceği herhangi biri olabilir:
• Kurumun kendi bünyesi içinde eğitimleri sürdürmek için seçtiği kişileri “Eğitici” olarak yetiştirmek ve eğitim materyali temin etmek;
• Ortağımızın bir araya getirdiği topluluklara bizzat giderek eğitim vermek;
Toplumsal Sorumluluk olarak Mavi Dalga?
Alzheimer Hastalığının, toplumdaki sosyal ve ekonomik boyutları son derece endişe vericidir. Gerek hastanın gerekse ona bakım verenlerin iş kaybı ve yüksek bakım maliyetleri, olumsuz ekonomik etkenlerden sadece bazılarıdır.
Bunun yanı sıra, Alzheimer Hastalığı yalnızca tıbbi bir konu değil bir sosyal sorun olarak da karşımıza çıkmaktadır. Hastalık ilerledikçe, hasta giderek toplumdan uzaklaşmakta ve ona 24 saat bakım veren kişinin de fiziksel ve ruhsal sağlık sorunları ortaya çıkmaktadır.
Ülkemizden rakamlar vermek gerekirse: hastaya bakanlarının %70 inin kadın (en sık kızı %45, sonra eşi %30) olduğu, %90 ının daha önce hiç hasta bakmamış olduğu, 7 gün bakanların oranının %85, altı saatten fazla doğrudan ilgilenenlerin oranının % 45 olduğunu görmekteyiz. Ayrıca, hasta yakınlarının %87 si Hastalıkla ilgili hiç bilgi sahibi olmadığını, %43 ü 5 yıldan uzundur bakım vermekte olduğunu, %65 i ise ikinci bir yardımcısı olmadığını ifade etmektedirler.
Bakım yükü giderek ağırlaşan bu hastalıkta, bakım veren kişilerin %68’i bakımın yükü altında ezildiğini ifade ederken, %27 sinin ise depresif belirtileri ciddi ve tedavi gerektirir düzeye ulaştığını, yani giderek “tükenme”ye sürüklendiklerini görüyoruz.

Daha sağlıklı bir dünyada ve daha mutlu bireylerle birlikte onurlu ve saygın bir yaşam sürdürebilmek için, yaşlılarımıza sahip çıkalım ve Alzheimer Hastalığı konusunda farkındalık yaratma çalışmalarımızı toplumsal duyarlılık bilinciyle hep birlikte yürütmek üzere el ele verelim.

T.ALZHEİMER DERNEĞİ MERSİN ŞUBESİ: 

A) MAVİ DALGA  KAMPANYASI MERSİN KOOORDİNATÖRLERİ:

1) Zuhal Karamehmet  2) Sultan Uras

B) MAVİ DALGA  KAMPANYASI MERSİN ELÇİLERİ:

Sevgi Yanpar – Ulun Toker – Yaşar Karataş – Nazan Şengül – Emine Koca – Nalan Döğücü – Mualla Benzer –Yücel Harman – Gülay Şallı –  İlknur Erol –  Dilek Erkılınç – Ayşegül Şimşek – Makbule Abalı – Sühendan Şimşek – Hatice Temiz – Adalet Dülger – Serap Kerimoğlu – Dilek Özünlü – Meryem Keskinnişancı – Esin Esen –      Meltem   Mete – Rahime Özlü – Fidan Karaçizmeli – Fidan Pehlivan

12938161_588619857964140_5412966412113209648_n

13043609_597218613770931_182389643016470849_n