BİZİ TAKİP EDİN
YALNIZ DEĞİLSİNİZ

ALZHEİMER HASTALIĞINDA İDRAR KAÇIRMA

Doç. Dr. Barış Kuzgunbay

Başkent Üniversitesi Adana Araştırma ve Uygulama Merkezi Üroloji Bölümü 

                                                                                     İdrar kaçırma ileri yaşla beraber sıklığı artan, sıklığı arttıkça da hem bireylerde hem de bakım verenlerde yaşam kbarisalitesinin ciddi derecede düşmesine neden olan bir sağlık sorunudur.

Yaşlanma ile beraber idrar torbası kapasitesi, kasılabilirliği ve işemenin geciktirilmesi fonksiyonu azalmakta, erkeklerde prostat büyümesi görülme sıklığı artmakta, geceleri idrar üretimi artmaktadır.  Bu tür organik değişiklikler yaşlı insanlarda idrar kaçırmaya zemin hazırlamaktadır. İdrar tutma ve işeme işlemi sadece idrar yollarının fonksiyonlarının eksiksiz çalışmasına değil, aynı zamanda yeterli zihinsel kapasite, hareketlilik, motivasyon ve uzuvları kullanma yeteneğine de bağlıdır. Bu nedenle, kişinin bilişsel fonksiyonlarının bozukluğu ve demans ile seyreden nörodejeneratif hastalıklarda da idrar kaçırma problemi görülmektedir (1). Bu hastalıklar arasında da en sık görüleni Alzheimer Hastalığı olup 65 yaş üzeri kişilerde %3-11, 85 yaş ve üzeri kişilerde %20-47 oranında rastlanmaktadır. Hastalığın tanısı konulduktan sonra hastalar zaman içerisinde tüm bilişsel işlevlerini kaybederek, yatağa bağımlı, inkontinan (idrar tutma yetisini kaybetmiş) ve çevreye cevapsız hale gelmektedirler (2). Alzheimer Hastalığı’nda yaşam kalitesini en çok etkileyen sorunlardan bir tanesi idrar kaçırmadır. Özellikle hastalığın orta ve ileri evrelerinde, hastalarda %70 sıklıkla idrar kaçırma problemi görülmektedir (3). Alzheimer Hastalığı’nda görülen idrar kaçırma tipi fonksiyonel idrar kaçırma olarak sınıflandırılmaktadır (1).

bobrek

Bilişsel yıkım nedeni ile mekanda kaybolma özelliği de gelişir. Dolayısıyla bu hastalarda tuvaleti bulma güçlüğü nedeniyle de idrar kaçırma olabilmektedir (3). Yaşam ortamlarında tuvaleti işaret eden yönlendirilmelerin kullanılması ve bu konuda ek tedbirlerin alıması gerekmektedir. Bununla beraber Alzheimer Hastalığı tedavisinde kullanılan kolinerjik ilaçlar (Tacrine) da idrar kaçırmayı arttırabilmektedir. Ancak ileri yaşla beraber gelişen organik sorunlar da çoğu zaman işin içine karıştığından dolayı idrar kaçırma problemi daha karmaşık bir durum almaktadır.

İdrar kaçırma genital bölgede cilt rahatsızlıklarına, basınç yaralarına, idrar yolu enfeksiyonlarına ve bu enfeksiyonların kana karışmasına, düşmelere ve kemik kırıklarına neden olabileceği gibi insanlarda utanma ve depresyon gibi psikolojik bozukluklara da neden olabilmektedir (1).  İdrar kaçırmanın getirdiği utanma hissi, bilişsel olarak düşkün bireylerde bile bu durumu saklama ve kendi çözümlerini üretme içgüdüsünü uyandırmaktadır. Islanan iç çamaşırlarını odada bir yerlere saklamak, idrar kaçırma korkusu ile sıvı alımını en aza indirmek, sosyal ortamlardan kendisini izole etmek ve tüm insan ilişkilerinden kaçınmak sık görülen davranış şekillerindendir. Bahsedilen başa çıkma metodları kişilerin hem fiziksel hem mental durumlarında daha da kötüleşmeye yol açabilmektedir (3).

Araştırmacılar evde devamlı idrar kaçıran ya da bezlenmek durumunda kalınan hastaya bakım vermenin, bakım veren kişilerde “tükenme sendromu” ve depresyona yol açarak bir aile sorunu haline geldiğini gözlemlemişlerdir (3).  Bu nedenle bu hastalarda, hem bakım verenlerin hem de doktorların dikkatli olması,  gerekli tedavi ve önlemlerin alınması önem taşımaktadır.

Alzheimer Hastalığı’na bağlı idrar kaçıran hastalara yaklaşım üroloji, nöroloji, psikiyatri, kadın hastalıkları ve doğum, fizik tedavi ve genel sağlık bakımı veren branşların katılımıyla multidisipliner bir şekilde olmalıdır. Öncelikle bu hastalarda idrar kaçırmanın düzeltilebilir organik nedenleri araştırılmalıdır. Bilinç bulanıklığı, idrar yolu enfeksiyonu, kadın hastalarda vajinal dokuların zayıflaması, çeşitli ilaçlar, psikolojik nedenler, aşırı sıvı alımı, hareket kısıtlılığı ve kabızlık ileri yaş hastalarda düzeltilebilir idrar kaçırma sebeplerindendir. Bu sebepler idrar kaçırmaya neden olabileceği gibi, mevcut idrar kaçıran hastalarda tabloyu daha da kötüleştirebilmektedir. Dolayısıyla, bu durumların varlığının tespiti ile uygun şekilde tedavi edilmesi, idrar kaçırmayı azaltabilmekte ve bazen tamamen ortadan kaldırabilmektedir (3)

.  Diğer taraftan sadece bilişsel kayıplara bağlı idrar kaçıran (fonksiyonel idrar kaçırma) hastalarda yaklaşım tamamen konservatif olarak idrar kaçırmanın yaratabileceği komplikasyonlardan korunmak, yaşam kalitesini arttırmak ve hijyenik ortam sağlamak amaçlıdır. Hastanın mental ve fiziksel durumunun, el becerilerinin, bakım durumunun ve çevresel faktörlerin değerlendirilerek uygun bir yöntem seçilmesi gerekmektedir. Temiz aralıklı kateterizasyon, vajinal tamponların ve ped kullanımı, hasta bezi, kalıcı sonda uygulaması, sistostomi açılması bu hastalarda uygulanabilecek yöntemlerdendir.Hangi yöntemin uygulanacağı hekim, hasta ve bakım veren kişi ile beraber karar verilmelidir. Temiz aralıklı kateterizasyon; hastanın belirli zaman aralıklarında (3-6 saat), uygun büyüklükteki bir sonda ile idrar torbasının boşaltılması esasına dayanmaktadır.

Sondalar üroloji uzmanı tarafından çıkartılan rapor ile temin edilebilmektedir. Hasta veya tercihen bakım veren tarafından uygulanmalıdır. Yöntem öğrenildikten sonra kolayca ve ağrısız bir şekilde uygulanabilmektedir. Yöntemin dezavantajı ise idrar yolu enfeksiyonu gelişme riskinin artması ve hasta uyumunu gerektirmesidir. Hasta uyumunun sorun olduğu ve bakım veren kişilerin uygulama güçlüğü çektiği durumlarda kalıcı sonda veya sistostomi (göbek altı sonda) uygulanabilmektedir.  Bu yöntemlerin dezavantajı ise idrar yolu enfeksiyonu ve en az sıklıkta ayda bir olmak üzere sondanın hekim tarafından değiştirilme zorunluluğudur. Hasta bezi kullanımı en kolay yöntem olması ile birlikte hijyen, kötü koku,  idrarla temasa bağlı gelişen cilt problemleri ve idrar yolu enfeksiyonu sıkça rastlanan problemlerdendir. Hasta bezi hekim tarafından düzenlenen rapor ile ücretsiz olarak temin edilebilmektedir.

Hastanın yaşadığı ortam ve sosyal çevresi de tedavinin yönlendirilmesinde dikkat edilmesi gereken özelliklerdendir. Yaşam ortamlarında tuvaleti işaret eden yönlendirilmelerin kullanılması, bakım veren kişilerin hastayı tuvalete yönlendirmesi faydalı olabilecek yöntemlerdendir. Gerektiğinde bakım veren kişilerin de psikolojik destek almaları hem tükenme sendromu ve depresyon gibi bozukluklara engel olabilmekte hem de hastaya daha faydalı olabilmelerine imkan verebilmektedir.

Kaynaklar:

  1. CampbellUrology; Patrick C. Walsh, 9. Baskı, Bölüm: 71, 2007.
  2. Topçuoğlu ES, Selekler K. Alzheimer Hastalığı. Geriatri, 1998;1 (2):63-67.
  3. Kulaksızoğlu H, Kulaksızoğlu IB. Yaşlılarda idrar kaçırmaya yaklaşım: Bir gözden geçirme. Kadın ve İşlevsel Üroloji Bülteni, 2011;1(2):13-17.