BİZİ TAKİP EDİN
YALNIZ DEĞİLSİNİZ

ALZHEİMER HASTALIĞINDA ERKEN TANI

fotoProf. Dr. Aynur Özge

Alzheimer hastalığı gibi yıkıcı bir beyin hastalığını erkenden tanımak hastaya, hasta yakınına ve topluma ne kazandırır? İnsanoğlu kötü haberlerden kaçma eğilimindedir. Buna rağmen sıklığı her geçen gün artan bir sorun olarak bakıldığında erken tanının önemi ortadadır. Şöyle ki;

  • Erken tanı hastadaki davranış değişikliklerinin sebebini ortaya koyacağı için hem hasta hem de yakınlarına ışık tutacaktır. Aile içi iletişim problemleri azalacak, gereksiz kırgınlıklar önlenecek ve hastanın itibarı korunacaktır.
  • Alzheimer hastalığının erken tanısı geri dönebilir semptomların (bellek problemleri, uyku bozukluğu, algı bozukluğu vb) tedavisi için şans verir.
  • Erken tanı unutkanlık ve huy değişikliğinin Alzheimer gibi bir hastalık ismi almasını sağlar. Bu durum hastanın ve hasta yakınlarının kabullenme süreci için ilk adımı oluşturur.
  • Hastalığa eşlik eden psikiyatrik sorunların (depresyon, ilgisizlik, aşırı telaş, suçlama, yanılsama, vb.) erken dönemde anlaşılmasını; tanı ve tedavi için bir şans verilmesini sağlar. Bu problemlerin hastadan değil hastalıktan kaynaklandığını bilmek, hasta yakınlarının ve toplumun hastalığı kabullenmelerini kolaylaştıracaktır. Keza bu sorunların erken tanısı ve tedavisi ile hastalığa bağlı hastaneye yatış olasılığı azalacaktır.
  • Erken tanı hastaya ve yakınlarına mali hesapları planlama, hayat akışına dair doğru kararları verme ve hukuki açıdan gerekli önlemleri alma gibi konularda fırsat verecektir. Bu dönemde aile bireyleri, hastanın da görüşünü alarak, gelecekte yaşanacak mekan gibi hayati kararları alabileceklerdir.
  • Erken tanı hastanın ve yakınlarının güveliği açısından da hayati öneme sahiptir. Hasta ve yakınları yaşam alanlarında kendilerinin maddi ve manevi açıdan istismar edilmelerini önleyecek önlemleri alma fırsatını yakalarlar. Hastalığın ilerlemesi durumunda ait olmak isteyecekleri sosyal çevreyi oluşturabilirler.
  • Erken tanı ve tedavi hastalık ilerlemesini anlamlı ölçüde yavaşlatır. Bu, uzun dönem araştırmalar ile kanıtlanmıştır.
  • Erken tanı hastaya ve hasta yakınlarına hastalık ve süreç hakkında bilgi edinme fırsatı verir. Bu noktada bilgi en büyük güçtür.

Peki erken tanı mümkün müdür?

Hem evet  hem hayır.

Evet, çünkü:

  • 10 temel uyarı belirtisinin bilinmesi,
  • Erken dönemde yapılan kapsamlı nöropsikolojik testler,
  • Erken dönemde yapılan beyin incelemeleri (PET, SPECT, fonksiyonel MRI, vulümetrik analiz gibi özel MRI teknikleri, özel EEG teknikleri vb.),
  • Beyin omurilik sıvısında yapılan incelemeler (amiloid beta-42, tau ölçümleri vb),
  • Kanda yapılan ölçümler gibi yöntemler ile hekimler hastalığı olabilecek en erken dönemde teşhis etme şansı yakalayabilirler.

Hayır, çünkü:

  • Bu yöntemler yaygın ve ulaşılabilir değillerdir.
  • Bu yöntemler pahalıdır ve pek çok sigorta sistemi bu incelemeleri finanse etmemektedir.
  • Bu yöntemlerin tanıdaki duyarlılığı tam doğruluk düzeyinde değildir.
  • Erken tanının hastaya ve aileye açıklanması konusunda etik tartışmalar devam etmektedir.

 Tüm bu nedenlerle, hastalığın klinik belirtilerinin ortaya çıktığı en erken dönemde yapılacak tanı ve tedavideki yeri kesin olan yöntemler ile yapılan geleneksel tanı;  hali hazırda en çok tercih edilen yöntemdir.

  Sağlıklı günler ve sağlıklı bir yaşlanma süreci dileğiyle…