BİZİ TAKİP EDİN
YALNIZ DEĞİLSİNİZ

HASTA YAKINLARINA ÖNERİLER


NORMAL YAŞLILIK

Yaşlılık bir hastalık değildir. Yaşlanma ile oluşan fonksiyon azalmaları son derece doğaldır.  Tüm organlarımızda fonksiyonel ve yapısal değişiklikler olurken beynimizde hiçbir değişiklik olmayacağını elbette düşünemeyiz.
İleri yaşlarda beyin hücrelerinde azalma olur, beyin hücreleri arasında bağlantıyı sağlayan sinaps denen yapılarda azalmalar ortaya çıkar. Bu azalma, hücreler arası bilgi akışında bazı problemlere yol açabilir. Bu nedenlerle yaşa bağımlı hafıza sorunları ortaya çıkabilir. Bu durumun temel özelliği yakın zamanda olan olayların kolay unutulmasıdır. Ancak olayı hatırlatan bir ipucu, unutulan olayın tam olarak hatırlanmasını sağlayabilir. Böyle bir durumda, bellek, düşünce, duygu ve davranışta herhangi bir sorun yoktur. 

Yaşlanma ve Bilişsel Yetenekler Videosu için tıklayınız.

NORMAL UNUTMA VE ALZHEİMER

Alzheimer hastalığı unutkanlıkla başlayan bir hastalık olarak kendini gösterir. Ancak, her unutkanlık Alzheimer hastalığı anlamına gelmez. Bazen koşturmamızdan, telaşımızdan bir şeyleri unutabiliriz. Örneğin anahtarı nereye koyduğumuzu unutabiliriz. Ancak anahtarın neye yaradığını unutursak orada problem var demektir.
Cüzdanımızı nereye koyduğumuzu unutabiliriz ama cüzdanı buzdolabına koyuyorsak yine orada bir problem olduğu sonucu çıkarılabilir.
Genel olarak, kişi normallerinden şaşıyorsa… yani her zaman yaptıklarını yapmıyor; ya da her zaman yapmadıklarını yapıyorsa , başta Alzheimer Hastalığı olmak üzere pek çok demans (bunama) hastalığı açısından anlamlı kabul edilir. Örnek verecek olursak,
o Kişi önceden çok titiz, temiz birisiydi ama şimdi hijyenle ilgisi kalmadı,
o Her zaman çok güzel yemek yapardı, ama şimdi yapmıyor;
o Eskiden çok kibardı, ağzından en hafif bir kötü söz duymazdık, şimdi ağır küfürler ediyor,
o Eskiden çok konuşkandı, şimdi içine kapandı vb.
Bunların dışında,
• Kişide yaptığı günlük işleri aksatacak, ilişkilerini bozacak veya onu mutsuz edecek unutkanlıklar varsa,
• Unutkanlık ile beraber huy değişiklikleri, beceri kaybı görülüyor ve kişilik özellikleri değişim gösteriyorsa,
• Sık sık aynı soruyu soruyorsa,
• Kelime bulmada güçlük çekiyorsa,
• Tarihleri ve bilinen yolları unutuyorsa,
• Basit konularda karar verme güçlüğü çekiyorsa,
• Eşyaları yanlış yere koyuyorsa,
• Her zaman kolaylıkla yürüttüğü sorumluluklardan kaçınıyorsa,
o kişinin en kısa zamanda bir nöroloğa götürülmesi gerekir. Belirtilerin hepsi bir arada görülmeyebilir ve kişiden kişiye değişir.

HASTALIĞI KABULLENME

Alzheimer hastalığı gittikçe ilerleyen, bir şekilde bilişsel yeteneklerin yıkımına neden olan bir beyin hastalığıdır. Kişi yavaş yavaş çevre ile iletişim kurma yeteneğini, karar verme yeteneğini kaybeder. Günlük yaşam aktivitelerini yerine getiremez. Belleğini kaybeder. Anormal davranışlarda bulunur. Kişilikte bir değişiklik olur, kaygı artar. Bu hastalıkta bütün yük hasta yakını üzerindedir.
Hastalığın sinsi olması, genellikle yavaş yavaş ortaya çıkması nedeniyle hasta yakınları hastalığın ne zaman başladığını farketmezler. Başlangıçta Alzheimer hiç akla gelmez, gelse de daha önce normal yaşantısı olan yakınlara bu yeni durum yakıştırılmaz. Onun davranışları yaşlılığa, huysuzluğa bağlanır. Hastalığın ilk evresi genellikle bilinmeden geçirilir, yaşam hem hasta hem yakını için bu bakımdan zordur.
Hastalığın adı konmadan önce,hasta yakını “benim annem, babam, eşim neden böyle değişti? Neden bana böyle davranıyor? Bu durum benim başıma neden geldi? Ben bunu hakkediyor muyum? “ diye sorar kendi kendisine. Hastanın sık sık soru sorması yakınlarını bunaltır, depresyona sokabilir.
Teşhis konulunca hasta yakını biraz rahatlar. “Benim annemin, babamın, eşimin beyni hastaymış, bu hastalık nedeniyle farklı davranıyormuş; yaptıklarını ona küçülen beyni yaptırıyormuş .” demeye başlar. Bilgilenmenin ardından “kabullenme” gelir ki, Alzheimer hasta yakınları için bu aşama çok çok önemlidir. Teorik olarak edindiği bilgiler ve diğer hasta yakınlarıyla paylaştığı deneyimlerle; hem kendisinin hem hastasının yaşam kalitesini yükseltmeye başlar. Kabullenme ve bilgilenmeyle, omuzlarındaki yükü daha az hisseder.

ÖNCE KENDİNE BAKMA

• Hayatınız sadece hastanızdan ibaret değildir, unutmayın, siz ne kadar iyi olursanız, hastanıza o kadar yardımcı olabilirsiniz.
• Demanslı kişiye baktığınız zaman kendi ihtiyaçlarınızı dikkate almamanız, fark ettiğinizde de unutmanız çok kolaydır. Sağlığınızı korumak için girişimlerde bulunmanız önemlidir. Böylece kendinize olan güveninizi kaybetmezsiniz, hastalıkla baş etmeye devam edebilirsiniz.
• Demans rahatsızlığı olan kişilerin ihtiyaçlarını ve bu kişilerin bakımıyla ilgilenirken kendinize en iyi şekilde nasıl bakacağınızı açıklayan bir kitapçık Dünya Ruh Sağlığı Federasyonu tarafından yayınlanmıştır. Türkiye Alzheimer Derneği tarafından tercüme edilen “Bakıcının Bakımı” kitapçığında ihtiyacınız olan temel bilgileri detaylı olarak bulabilirsiniz.
Bakıcının Bakımı kitapçığını indirmek için tıklayınız
• Şu anda iyi baş edebiliyor olsanız bile demanslı kişini bakımının giderek fiziksel ve duygusal olarak tüketici olacağını fark ettiğinizde yardıma ihtiyacınız olacaktır.
• Diğer aile fertlerini baştan itibaren bakıma dahil etmeyi deneyin. Böylece tüm sorumluluk sizin üzerinizde olmaz. Her gün bakımı teklif etmeseler bile siz bir mola verdiğinizde kişiyle ilgilenebilirler veya bakım maliyetinde maddi olarak katkıda bulunabilirler.
• Teklif edildiği zaman her zaman arkadaşlarınızdan veya komşularınızdan yardım kabul etmeye çalışın. Eğer baş edebildiğinizi söylerseniz tekrar teklif etmeyi düşünmeyebilirler.
• Kişilere nasıl yardım edebileceklerim söyleyin. Böylece neler yapabileceklerini açıkça bilirler. Örneğin, siz başka bir şeyle uğraşırken kişi ile bir saat oturmalarım veya onları yürüyüşe götürmelerini isteyebilirsiniz.
• İnsanların desteğine değer verdiğinizi ve sizinle görüşmek için telefonla düzenli aramalarının veya sohbet için uğramalarının sizde nasıl farklılık yaratabileceğini açıkça ifade edin.
• Dengeli bir beslenme biçimiyle yemek yediğinizden emin olmaya çalışın. Bu daha iyi hissetmenize ve daha iyi baş etmenize yardımcı olacaktır.
• Yeterli uyku uyuduğunuzdan emin olun. Eğer uykunuz demanslı kişi tarafından sürekli olarak bozuluyorsa profesyonellerden tavsiye isteyin.
• Eğer demanslı kişiye hareket etmesi için yardım ediyorsanız belinize zarar vermekten kaçınmak için dikkat etmelisiniz. Bir fizyoterapistten öneri isteyin.
• Düzenli egzersiz sağlınız için çok önemlidir ve size daha fazla enerji verecektir. Her gün temiz havada yürüyüş yapmaya ya da evde bazı egzersizleri yapmaya çalışın. Doktorunuz önerebilir.
• Eğer çok keyifsiz olmaya başladığınızı keşfediyorsanız doktorunuzdan bazı rahatlama veya nefes egzersizleri tavsiye etmesini isteyiniz.
• Sakinleşmek veya sadece kendiniz adına bir şeyler yapmak için kendinize zaman ayırdığınızdan emin olun. Eğer demanslı kişiyi yalnız bırakamıyor ve ilgilenecek kiimse de bulamıyorsanız, Derneğimizden yardım isteyebilirsiniz.
• Eğer yapabiliyorsanız her gün kendiniz için az da olsa zaman ayırmayı deneyin; belki bir fincan çay içmek ve gazete okumak için , müzik dinlemek veya kısa bir yürüyüşe gitmek için. Bununla ilgili olarak kendinizi suçlu hissetmeyin. Bu sizin iyiliğiniz için önemlidir.
• Haftada bir gün gibi arkadaşınızla buluşmak için veya hobinizi devam ettirmek için ya da eğlenceli bulduğunuz ve dışarıdaki dünyayla temasım sağlayacak bir şey yapmak için dışarıya çıkmaya çalışın.
• Kendinizi Kutlayın.Bazen takdir edilmeyen bir işi yapmış gibi hissedebilirsiniz. Demanslı kişi sizin gayretlerinizi artık takdir etmiyor gibi gözükebilir ve diğerleri ne kadar çok çalıştığınızın tartanda olmayabilir. Zaman zaman kendi sırtınızı okşamaya ihtiyaç duyarsınız. Kendinizi takdir edin;
o Gün ve gün çok güç bir durumun üstesinden gelme başarısı gösterdiğiniz için,
o Giderek daha esnek ve toleranslı olduğunuz ve sahip olduğunuzu bilmediğiniz yeni güçleri ve becerileri keşfettiğiniz için,
o Size ihtiyacı olan birisi için orada olduğunuzdan dolayı.

HASTA İLE İLETİŞİM

Alzheimer hastalarının bakımında karşılaşılan diğer bir sorun iletişim kurmada yaşanan güçlüktür. Doğru sözcükleri ya da uygun yanıtları anımsamayan Alzheimer hastası ile iletişim kurmak giderek zorlaşır. Bu yüzden bakım veren kişi olağandışı davranışlarla başa çıkmak için yeni yollar öğrenmeli ve iletişim yöntemlerini bunlara uyarlamalıdır. Bu konudaki önerilerimiz:
• Basit kelimeler, kısa cümleler, yumuşak ve sakin ses tonu kullanın.
• Hastaya bir anda çok bilgi vermeyin.
• Hastayla iletişim kurarken radyo ve televizyon açıksa sesini kısın ya da kapatın.
• İletişim sırasında göz teması kurun, hastaya ismiyle hitap edin.
• Hastanın sözünü kesmeyin, sorularınızı yanıtlaması için yeterli zaman tanıyın.
• Hastaya daima açık ve sakin biçimde yanıt verin, olumlu beden dili kullanın.
• Güven verici olun, uygunsa mizaha başvurun.
• Gündelik olayları anımsyamıyorsa üzerinde durmayın, geçmişle ilgili konuşmayı deneyin.
• Seçim yapması gerekiyorsa, soruyu “evet” ya da “hayır” şeklinde yanıtlayabileceği biçimde sorun.
• Ona yapacağı şeyi göstermeyi deneyin.
• Hastaya çocuk gibi değil, yetişkin gibi davranın.
• Onlara saygı göstermeyi sürdürün ve değerlerini küçümser şekilde davranmayın.
• Onu yüreklendirici, şefkatli ve sevecen davranın.
• Hasta hiç yanıt vermese bile iletişimi sürdürün.
• Ağrı, rahatsızlık ya da ilaçların yan etkileri kişinin kafasını karıştırabilir ve iletişimi zorlaştırabilir. Böyle bir durumdan şüpheleniyorsanız bir an önce doktoru ile konuşun.
• Görme, duyma ya da damak rahatsızlıkları da iletişimi zorlaştırabilir.
• Gülümseyin elini tutun, şefkatli davranın. En ileri evrede bile hastanın sevgiye, şefkate ihtiyacı vardır. Elleirni tutmak, ona sarılmak veya sadece onunla oturmak bile onunla olan iletişimi devam ettirebilir. VİDEO İÇİN TIKLAYINIZ

HASTANIN BESLENMESİ

• Yemek zamanlarının giderek daha da zorlaştığını gözlemleyebilirsiniz.
• Yeni yiyecekler yerine, tanıdık yiyeceklerin hazırlanması ve yemek programının belirli bir düzende olması (yemeğin her gün aynı saatte hazırlanması gibi), hem hastanın zaman kavramının korunmasına, hem de sizin zamanınızı ve enerjinizi etkin bir biçimde kullanmanıza yardım eder.
• Eğer hastanız sürekli hareket ediyor, yemek sırasında oturmak istemiyorsa, az ama sık aralıklarla yedirmeyi deneyebilirsiniz.
• Dehidratasyon (susuzluk), konstipasyon (peklik) ve dalgınlık riskini önlemek için demansı olan kişinin yeterli miktarda sıvı almasını sağlamanız son derece önemlidir. Hastanızın bir gün içinde mümkünse 1,5 litre yani 8 bardak sıvı almasını sağlayın. İştah kaybı varsa doktora başvurun.
• Bir diş doktoruna muayene ettirerek dişlerle ilgili bir sorun olmadığından emin olun.
• Hastalığın ileri evrelerinde beslenme sorunları ortaya çıkar, yemekleri reddetme, sıvıları yutma güçlüğü, kaşığı kullanamama gibi. Böyle durumlarda:
o Yemeğinizi aynı saat ve aynı odada yemeye gayret edin. Böylece beslenme düzeni oluşmuş olacaktır.
o Yutma sorunu varsa lokmaları daha küçük verin.
o Sıvıları yutamıyorsa, püre, muhallebi gibi yarı sıvı besinler verin.
o Yemek malzemelerini kullanmakta güçlük çekiyorsa, bırakın eliyle yesin.
o Yemek yerken sık olarak üzerini kirletiyorsa, bunu engellemek için büyük peçeteler kullanın. Biberon ya da önlük kullanmayın.

İLAÇ KULLANIMI

Alzheimer hastalar hem hastalığın belirtilerinin tedavisi için,  hem de mevcut diğer hastalıkları için ilaç kullanıyor olabilirler. Eğer hastanız gün boyunca birkaç ilaç kullanıyorsa,   ilaç kullanımına ilişkin sorunları en aza indirmek için;

  • Bir ilaç kutusu kullanın ve ilaçların dozlarını ve her birini    ne zaman vermeniz gerektiğini gösteren bir liste yapın . Listeyi  mutfak dolaplarından birinin içine yapıştırın.
  • İlaç listesi ile hastanın  tıbbi öyküsünü  içeren kısa bir listeyi  daima hazırda bulundurun. Doktora giderken bu listeyi mutlaka  yanınıza alın ve doktora gösterin.
  • Hastanın durumu uygun  değilse  ilaçları görünür yere koymayın.
  • Doktor ilaçla ilgili bilgi verirken dikkatli dinleyin, notlar alın. 
  • Hastanız yalnız yaşıyorsa, ilaç kutusunu sık sık kontrol edin. İlaçlarını aldığından emin olun.
  • Yanlışlıkla     fazla ilaç alınması durumuna karşın, doktorunuzun ve ambulansın telefon numaralarını yazan bir kağıdı telefonun yanında bulundurun.
  • Hastanıza bitkisel ilaçlar veya reçetesiz satılan ilaçlardan veriyorsanız, bunları doktorunuza mutlaka söyleyin.  Bu maddeler doktorunuzun önerdiği ilaçlarla ters etkileşim yapabilir ve zararlı yan etkilere neden olabilir.
  • İlaçların dozunu doktora söylemeden değiştirmeyin.  Kullanım sırasında ters giden bir şeyler farkederseniz mutlaka doktorunuza danışın.
  • Dozu yavaş yavaş artırılmış bir ilacı doktorunuza danışmadan, birden bire kesmeyin. Doktorunuz ilacın azaltılmasını da yavaş yavaş isteyebilir.
  • Hastanız ilaç içmeyi reddediyorsa öncelikle onu ikna etmeye çalışın. Bu mümkün olmuyorsa ilacı elma püresi, süzme peynir, dondurma veya az miktarda meyve suyu içine karıştırarak verip veremeyeceğinizi doktorunuza sorun.
  • İlacı daha az farkedilir hale getirmek için dövüp toz haline getirebilirsiniz. Bazı ilaçların sıvı veya yapıştırmalı formları da mevcuttur.
  • Doktor yapıştırılacak bir ilaç verdiyse…  bunun hangi saatlerde, vücudun hangi bölgesine yapıştırılacağını ve kaç saat sonra değiştirilmesi gerektiğini anlattığında doktoru  çok iyi dinleyin.

KİŞİSEL BAKIM

Demansı olan kişilerin, kişisel hijyenleri ile ilgili konularda da yardıma ihtiyaçları vardır. Hastalık ilerledikçe tarak ve diş fırçası gibi eşyaları kullanma yetenekleri de azalabilir. Bu eşyaların ne olduklarını ve daha da önemlisi, ne için kullanıldıklarını, taranma ve diş fırçalamanın yapılması gereken işler olduğunu unutabilirler, daha önceden yapmış olduklarını düşünebilirler ya da temiz ve bakımlı görünme kaygılarını yitirebilirler.

Hastalık yerleştikten sonra, hastanız giyinmek, banyo yapmak veya tuvalete gitmek için sizin desteğinize ihtiyaç duyacaktır. Hastanın giyinme konusundaki problemleri hafifletmek için bazı pratik ve basit çözümler geliştirilebilir. Fazla veya mevsime uygun olmayan giyecekler kaldırılabilir. Düğmeli ve fermuarlı giyecekler yerine kullanımı daha kolay olan giysiler alınabilir. Yıkanma, demanslı hasta için karmaşık ve zor bir iş haline gelebilir. Hastayı, ne yapacağınızı adım adım açıklayarak, belirli bir düzen içinde, hep aynı şekilde ve aynı zamanda yıkamanız faydalı olacaktır.

TUVALETLE İLGİLİ SORUNLAR 

Alzheimer hastalarında bir başka problem de idrar tutamamaktır. Bu konuda atılacak ilk adım demans dışında bir sorunun olup olmadığının araştırılmasıdır. Eğer tıbbi başka bir sebep yoksa bazı basit tedbirler alınabilir. Örneğin, hasta sadece idrarını gece tutamıyorsa, hastanın akşam yemeğinden sonra içtiklerini sınırlayarak veya idrar tutamama sürekliyse gün boyunca düzenli aralıklarla tuvalete gitmesini sağlayarak bu problem hafifletilebilir. Gerekirse erişkin bezi kullanılarak bakım kolaylaştırılabilir.

DAVRANIŞ BOZUKLUKLARI

Alzheimer hastalığı ilerledikçe, normal davranış ve iletişim bozulur. Hastada kişilik değişiklikleri ile birlikte mantıklı düşünme ve davranma yetisi ortadan kalkar. Davranış değişiklikleri bakım verenler için başa çıkılması en zor sorunlar olabilir. Öncelikle davranış sorunlarının hastadan değil, hastalıktan kaynaklandığını öğrenin ve kabul edin. Bu bilgi onlara doğru yaklaşmanız ve ilişkinizdeki saygının devamını sağlayacaktır.

HASTANIN GÜVENLİĞİ

Demans belirtilerinin, bakımı ile ilgilendiğiniz kişiyi ne şekilde etkilediğine tanık oldukça olası tehlikelere karşı endişe duyabilirsiniz. Bu gerçekçi bir korkudur. Demansı olan pek çok kişi sadece hafıza kaybı, dalgınlık ve oryantasyon bozukluğu gibi belirtilerden değil, aynı zamanda görme bozukluğu, dengesizlik ve işitme bozukluğu gibi fiziksel problemlerden de yakınır. Bunun sonucu olarak, yanma, bir yerlerini kesme, düşme, elektrik çarpması ya da zehirlenme, yanlış ilaç alma, yangına ya da gaz patlamasına sebebiyet verme gibi pek çok tehlikeye maruz kalabilir. Kaza riskini tamamen yok etmek için, hastanın özgürlüğünü ciddi derecede kısıtlamanız ve yirmi dört saat boyunca göz altında olmasını sağlamanız gerekebilir. Bu nedenle, bağımsızlık ve özgürlük ile güvenlik arasında bir denge oluşturmak gereklidir. Demansı olan kişi için güvenli bir ortam oluşturmak ve hastanın kendisini güvende hissetmesini sağlamak önemlidir. Göreceli olarak güvenli bir ortamda, belli bir dereceye kadar özgür olmasını sağlasanız bile, demansı olan kişi kendini güvende hissetmeyebilir. Onun için her şey gariptir, bir süre sonra aileden birilerini bile tuhaf bulmaya başlayabilir. Bu nedenle, demansı olan kişinin neler hissettiğini anlamaya çalışmalı, değişmeyen, güvenli bir ortam sağlanmalı, ayrıca, endişelenmeye neden olacak herhangi bir şey olmadığı konusunda güven telkin edilmelidir.

Güvenli bir ortam ve güven duygusu nasıl sağlanmalı?

  • Kendinizi demansı olan kişinin yerine koymaya çalışarak düşünün, böylece tehlike yaratacak şeyleri fark edebilirsiniz.
  • Mutfak aletleri, ilaçlar, ev temizleme ürünleri gibi tehlikeli olabilecek her şeyi kilit altında tutun. Bazı durumlarda hastanın tehlikeli olabilecek odalara girişi yasaklanabilir.
  • Demansı olan kişinin evin içinde rahat hareket edebilmesi için mobilyaları düzenleyin ve tırabzanlar yaptırın.
  • Halılar ve kilimleri halı altı kaymazları ile yere sabitleyin ve yerleri cilalamaktan kaçının.
  • Kapılara ve pencerelere kilit takın. Ancak olası bir acil durumda kolaylıkla açılabildiklerinden emin olun.
  • Odaların ve hollerin iyi aydınlatıldığında emin olun. Geceleri hastanın yatak odası ile banyo arasında sürekli yanan bir ışık bırakılmalıdır.
  • Elektrikli aletleri kontrol edin ve açıktaki kabloları ortalıktan kaldırın. Traş makinesini, saç kurutma makinesini hatta elektrikli ısıtıcıları banyodan kaldırın.
  • Demansı olan kişinin iyi ısındığından emin olun.
  • Demansı olan kişi düştüyse ve durumu ciddi gibi gözüküyorsa, yerinden kımıldatmaya çalışmayın ve anestezi gerekebileceğinden içecek herhangi bir şey vermeyin. Sıcak tutun ve bir ambulans çağırın.

Demansı olan kişi kendini yaktı ya da haşladıysa yanık bölgesine, ciltteki ısıyı ve ağrıyı azaltması için, en azından on dakika boyunca soğuk su uygulayın. Yüzük, saat, mücevher gibi sıkan şeyleri çıkarın. Herhangi bir merhem sürmeyin; doktorunuzla temas kurun ya da hastayı hastaneye götürün.

LÜTFEN BUNLARI YAPIN

  • Hastanızın sağlığı için öncelikle sizin sağlam ve sağlıklı olmanız gerekiyor. Bunun için düzenli beslenin, egzersiz yapın,  gerektiğinde bir psikiyatri doktorundan yardım alın.  
  • Suçlamayın, suçlanmayın; kendinize  hastanızın beyninin hasta olduğunu ve bütün olanların hastalıkla ilgili olduğunu sürekli hatırlatın.
  • Güven duygusunu pekiştirin. O size güvendikçe işiniz kolaylaşacaktır.
  • Mizah gücünüzü kullanın, gülmeye ve onu güldürmeye çalışın. Bu  beceriniz arttıkça onu mutlu edecek, kendi yükünüzün azaldığını hissedeceksiniz.
  • Her koşulda olabildiğince sakin olun. Nasıl olayım ki? demeyin.  Derin nefes alarak denemeye başlayın, sonuca şaşıracaksınız. 
  • Hastanızın ve kendi hayatınıza olabildiğince keyif katmaya çalışın.  İşiniz çok zor, siz bunu hafifletin.
  • Müzik dinleyin ve dinlettirin.
  • Bir şey söylediğinizde anlaması için ona zaman bırakın.
  • Hastanız bir konuya takıldığında, sinirlendiğinde, iş-uğraş gibi etkinliklerle dikkatini başka yöne çekin.
  • Hastayı, kısa bir yürüyüşe çıkarmak veya çiçek bakımı gibi basit işleri yapması konusunda teşvik edin.
  • Zamanını aktif ve sosyal geçirmesi için elinizden geldiğince düzenleme yapın.
  • Hastanızı sakinleştirmeniz gerektiğinde, öncelikle kendinizi sakinleştirin. Sonra yavaş hareketler ve güven verici bir ses tonuyla onunla konuşun.
  • Onu konuşturmaya çalışın. Bunu yaparken göz teması sağlamaya çalışın ve gerekirse elini tutun ki, iş kolaylaşsın.
  • Hastanızla konuşurken basit ve somut cümleler kurun.
  • Beden dilini yorumlamaya çalışın. Onun yüz ifadesinden, bir hareketinden kendisinin anlatamadığı bir sıkıntısını bulabilirsiniz.
  • Bir zaman belirtmeniz gerektiğinde, “saat beşte” demek yerine, “kahveni bitirdiğinde” ya da “bulaşık yıkamayı bitirdiğimde” şeklinde onun anlayacağı şekilde ifade edin.
  • Çevreyi onun ihtiyacına göre düzenleyin.
  • Demans, hastanın yeni şeyler öğrenmesini imkansızlaştırabilir. Fakat günlük ev işleri veya eski hobileri, hastaya anlamlı bir şeyler yaptığı ve işe yaradığı hissi verebilir.
  • Kaybolma olasılığına karşı üzerinde bileklik, kolye, giysi etiketi vb. bulundurun ya da “Parmak İzi Sistemi”nden yararlanın.
  • Emniyet Genel Müdürlüğü, kaybolma ihtimaline karşı, isteyen alzheimer hastalarının parmak izlerini ve adres, telefon gibi kişisel bilgilerini kayıt altına alıyor. Siz de bu uygulamadan yararlanın, içinizi rahatlatın.
  • Hastanız için düzenlemeler ve görev dağılımı yaparken çocuklarınızı unutmayın.
  • Size yapılan yardım tekliflerinden yararlanın.
  • Hastanızla beraber fotoğraf albümlerine bakın, böylece onun geçmiş ile bağ kurmasını sağlarsınız.
  • Erken evrede, günlük işleri esnasında hastanıza eşlik edin.
  • Hastanızın bulunduğu ortamdaki odaların ve hollerin iyi aydınlatıldığından emin olun.
  • Hastanızın ilaçlarını düzenli alıp almadığını kontrol edin.
  • Her gün yeterli miktarda sıvı aldıklarından emin olun. Vücutta sıvı eksikliği daha fazla bilinç karışıklığına sebep olabilir. Günde en az 8 bardak sıvı almalarını sağlamak gerekir.
  • Fiziksel sorunları olmadığından emin olun. (Göz, kulak, yara gibi.) Huzursuzluğunun nedeni anlatamadığı, böyle bir rahatsızlıktan kaynaklanıyor olabilir.

LÜTFEN BUNLARI YAPMAYIN

  • Hastanıza çocuk gibi davranmayın.
  • Eve girişine  ve odaların girişine  eşik koydurmayın.
  • Kesici aletleri ve tutuşturucu malzemeleri  hastanın ulaşabileceği yerlere koymayın.
  •  Elektrikli aletlerin fişini prizde bırakmayın.
  • Musluklardan akan suyun vücut ısısından daha sıcak olmasına izin vermeyin.
  • Kullanmadığınız zamanlarda ocağın gaz vanasını  açık tutmayın.
  • İlaçları ve zehirlenmeye meydan verebilecek temizlik ürünlerini  onun ulaşabileceği yerlerde, dolaplarda tutmayın.
  • Kırılabilecek eşyalar  ve sert köşeli mobilyaları  tercih etmeyin. 
  • Yutulma ihtimali olan ufak cisimleri ortalıkta bırakmayın.
  • Kapı ve pencereleri olmadan kullanmayın.
  • Yürümeyi zorlaştırmamak için odalar ve koridorda fazla eşya bulundurmayın.
  • Yakınınız basamak gibi algılayıp dengesini kaybedebileceğinden, enine çizgili desenli halıfleks ve yer karosu kullanmayın.
  • Yakınınızın tedavisini unutabileceğini göz önünde bulundurarak, ilaçlarını düzenli alıp almadığını takip edin.
  • Geceleri ev ortamınız karanlık olmasın.
  • Yakınınız   dışarı çıkarken mümkün olduğunca  yalnız bırakmayın.
  • Tek başına dışarı çıkarken hasta adının, soyadının ve hasta yakınının iletişim bilgilerinin yazılı olduğu bilekliği takmayı unutmayın.
  • Hesap yapmakta ve paraları tanımakta zorlanabileceğinden, yalnız alışveriş etmesine izin vermeyin.
  • Cebinde çok miktarda para bulundurmayın.